ÇARŞI, da da işler karışık:Beşiktaşlı esnafın dernek talebi

ÇARŞI, da da işler karışık
Beşiktaşlı esnafın dernek talebi

50’nin üzerinde kuyumcunun hizmet verdiği Beşiktaş’ta esnaf, sorunlarını ilçede kurulacak bir “dernek” le çözmek istiyor.


Feriha SAYGINSOY

Takvim yaprakları, 1958’i gösterdiğinde İstanbul’un gözde ilçelerinden biri olan Beşiktaş’ta ilk kuyumcu dükkânı, kepenklerini müşterilerine açıyor. Aradan 50 yıl geçti, uzun yıllar boyunca Beşiktaş’taki kuyumcu sayısı, 10’u geçmedi. 1980’den sonra kuyumculuk sektöründe hızlı gelişme süreci başlayınca bu rüzgârdan çevre ilçeleri de etkilenmeye başlıyor. Beşiktaş’taki kuyumcu sayısı önce 20’li, bugün ise 50’li rakamları buldu. Sayı artınca doğal olarak sorunlar da kendini göstermeye başlıyor. İlçede faaliyet gösteren esnaf, aralarındaki iletişim köprüsünü iyi tesis etmek ve sorunlarını güçlü bir şekilde dile getirmek amacıyla bir dernek kurmak istiyor. Esnaf, diğer yandan işçilik maliyetlerini de yüksek buluyor. Beşiktaşlı perakendeci, bu nedenle İKO’dan işçilik maliyetlerine belli bir standart getirmesini talep ediyor.

İlçede faaliyet gösteren kuyumcu esnafı, sorunlarını İKO Vizyon’a anlattı.


“Dernek kurmalıyız”
Caner Korucuklu/ Metin Kuyumculuk
Asıl mesleğim; inşaat mühendisliği, 26 yıldır Beşiktaş’ta hizmet veriyorum. Bu ilçedeki kuyumcu sayısı fazla, bu tıpkı pastadan dilim almak gibi birşey. 10 kiloluk bir pastanın 50’ye bölünmesi gibi bir şey. İşler, son beş yıldır durgun. Zaman geçtikçe bir önceki günü arar duruma geldik. Özetle; yaşam mücadelesi veriyoruz. Müşterilerim genelde ince zincirin üzerinde damla taşlı takılar, ince bileklikler gibi hafif gramajlı takıları tercih ediyor.  Biz, mal satınca kazanan insanlarız, altınla oyun oynama gibi bir şansımız yok. Altının gramı kaç liraya çıkmış, bizim için fark etmiyor. Bu yüzden Beşiktaş’ın acil bir derneğe ihtiyacı var. Pasajımızın güvenlik sisteminde birçok kamera olduğundan bu konuda sıkıntı yaşamıyoruz. İstanbul Kuyumcular Odası, çok uzun zamandan beri hasret kaldığımız ve görmek istediğimiz şeyleri gerçekleştiriyor. Yalnız ziyaretler biraz daha sık olsa çok daha güzel olacak. Genel olarak İKO’nun verdiği hizmetlerden memnunum.

“İşçilik fiyatları çok yüksek”
Osman Ağan / Fame Gümüş
Elektrik mühendisiyim. Bu işe ablam sayesinde başladım. Çok yeniyim, daha iki yılım bile dolmadı. İşimi, yeni kurmuş olmama rağmen umduğumdan çok iyi, beklediğimden fazla ilgi görüyorum. Alışveriş yapan tüketiciler, en çok bileklik ve küçük taşlı kolyeler alıyor. Geçen yıl, en çok küpe satıyordum; ama bu yıl talep bileklik, kolye grubuna kaymış durumda. Beşiktaş kuyumcusu olarak en büyük sıkıntımız; kiraların yüksek olması. Pasajda olduğumuz için güvenlik açısından herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz. Belli bir çalışma düzenimiz var. İstanbul Kuyumcular Odası’nın verdiği hizmetlerden memnunum. Bir problemim yok, herşey yolunda. İKO’dan beklentim; özellikle atölyelerle işçilikler konusunda çok sıkıntı yaşıyoruz. Ancak İKO, bu sıkıntıların aşılmasını sağlayabilir.

İKO’yu yanımızda görmek istiyoruz
Cumhur Onur Songün /Cumhur Kuyumculuk
15 yılı Kapalıçarşı’da olmak üzere 30 yıldır kuyumculuk yapıyorum. 1980’li yıllarda Beşiktaş’ta 8 kuyumcu varken, bugün bu sayı 50’nin üzerine çıktı. Eskiden işler çok iyiydi; herkes gelip alışveriş yapardı. Düğün- dernek işleri de çok azaldı. Sadece bizi yıllardır tanıyan müşteriler geliyor. En çok küçük kolye uçları, çocuk künyeleri ve bilezik satıyoruz. En önemli sorunlarımızdan biri; ustalık belgesi olmayan, kuyumculuktan anlamayan kişilerin sektöre girmesi… İKO’nun semt kuyumcularına perakende konusunda eğitim vermesi lazım. Bugün bile lise diploması olmayana ehliyet verilmiyor. Piyasada işi bilmeyen kişiler, atomu pırlanta diye satıyor. Bu tür şeylerin önüne geçilmesi lazım. Zaman zaman güvenlik konusunda da sıkıntılar yaşıyoruz. İKO, perakendecilerle eskiden daha ilgiliydi. Şimdi artık bizi kimse aramıyor.

Çantacılardan şikâyetçiyiz
Şeref Tan /  Tan Kuyumcusu
1988 yılından beri bu işi yapıyorum. 15 yıldır Beşiktaş’tayım. Ne yazık ki 15 yıl önceki işler artık yok. Bir gün iş oluyorsa üç gün bekliyoruz. Bir şekilde dengede durmaya çalışıyoruz. Çeyrek, yarım altın ve bilezikten başka birşey satamıyorum. Eskiden günde yedi tane satıyorduk, şimdi bir tane zor satıyoruz. Bizim en büyük sorunumuz; ‘çantacı’ tabir edilen pazarlamacıların çoğalması. Sermayesi az olan insanların sektöre girmesi piyasayı olumsuz etkiliyor. Eskiden böyle değildi, bugün bir kuyumcu dükkânı açmak, ayakkabıcı dükkânı açmaktan farksız. Kişisel olarak benim bir sıkıntım yok. Tabi bolluk içinde yaşamıyorum; ama sıkıntı da çekmiyorum. İstanbul Kuyumcular Odası, bir şeye ihtiyacımız olduğunda, fazla ilgilenmiyor. İKO’nun ilçelerdeki kuyumcularla iletişimini daha da artırması gerektiğine inanıyorum.

“İhtiyaçtan fazla kuyumcu var”
Levent Hançer / Seval Kuyumculuk
1980’den beri Beşiktaş’ta hizmet veriyoruz. Beşiktaş’ta ilk kuyumcu 1958 yılında kuruldu. Bugün ilçede 50’nin üzerinde kuyumcu var. Beşiktaş için bu sayı çok fazla. Sayının büyüklüğünden çok, niteliği önemlidir. İşlerimizin iyi olduğu söylenemez. Her geçen yıl iş hacmi düşüyor. Bu meslekte eski olduğumuz için işlerimizi yürütebiliyoruz. Müşteriler, genelde altın bileklik tercih ediyor; ama pırlanta yüzük de son iki yıl içerisinde talep gören ürünler arasında… Eskiden kuyumculuğun getirdiği bir statü vardı, bunu da koruyan kuyumcuların kendisiydi. Fakat mesleğe sonradan başlayan kişiler, bunu da zaman geçtikçe düşürdü. Kuyumcunun değerini öldürmeyen kuyumcular olmalı. Ben teknolojiye önem veren birisiyim alarm, kasa ve kamera konusunda teknolojiyi her zaman takip ediyorum. Bu yüzden güvenlik sorunu yaşamıyorum. İKO’dan hizmet almak söz konusu değil, sonuçta gerektiğinde İKO’yu ararsınız. İKO, sektörü kaynaştırıcı toplantılar yapabilir.

“Güven içerisinde değiliz”
Besim Akay / Star Kuyumculuk
1994’ten beri bu sektörün içindeyim. İşler, 2000’li yıllara göre daha kötü gitmeye başladı. Tüketiciler, en çok bilezik, çeyrek altın satın alıyor. Güvenlik konusunda çok sıkıntı çekiyoruz. 2006 yılında işyerimiz soyuldu. Alarm ve kamera sistemimiz olduğu halde güvenliğimiz yetersiz. Acil çözülmesi gereken en önemli sorunumuz budur. Beşiktaş, artık eski değerini kaybetti. 15 yıl önce birçok yerden farklı müşteri potansiyeli vardı; fakat Beşiktaş merkez olma özelliğini kaybedince bizim işler de düşüşe geçti. İstanbul Kuyumcular Odası, sadece aidat topluyor. Biraz daha ilgi bekliyoruz. Bunun dışında kuyumcu dükkânı açmanın zorlaştırılması gerekiyor. Ufak bir sermayesi olan kişiler dükkân açmamalı. Şu anda bir pazarcıyla bir kuyumcunun farkı kalmadı.