Değerli meslektaşlarım;
Global ekonomik krizle başladığımız, Amerikan başkanlık seçimlerinin dünya politikasına damgasını vurduğu 2009 yılının ilk yarısını tamamlamış bulunuyoruz. Ülkemizde, olumsuz etkilerinin görünürde dünya piyasaları kadar hissedilmediği kriz süreci üretimi, özellikle de sektörümüzdeki üretimi oldukça etkiledi. Bu süreç içerisinde yaklaşık 4000 civarında sektör mensubumuz işini kaybederken, bir çok firma ya kapandı ya da küçülme yoluna gitti. Bu bağlamda sektörün tek başına değil ortak akılla hareket etme süreci devreye girdi.
Bu süreçte gerçekleştirilen çalışmalarda farklılık ve bu farklılığa ait farkındalığın yaratılması neredeyse ortak bir karar olarak kendini gösterdi. Farklılık yaratmak derken sektörümüzde var olan seçenekler gayet açık aslında. Modelde fark yaratmak, teknolojide fark yaratmak, pazarda fark yaratmak ve hizmette fark yaratmak…
Bunları elbette hepimiz gayet yakından biliyoruz. Lakin biz bu sayıda “fark yaratmak” kavramının anahtarını sizlerle paylaşmak istedik ve Goldnews’un bu sayısını “Model Yaratmak” dosyasına ayırdık. Dünya ölçeğinde faaliyet gösteren ve “dar kalıpları” yarattıkları modellerle genişleten sektör mensuplarımız, uzmanlarımız, akademisyenlerimizin görüşlerini sizler için derledik. Bu çalışmanın sıkıntılı dönemler içersinde hepimize yol gösterici olacağını umuyorum.
Ayrıca bizler için alternatif bir Pazar yapısı sergileyen İran pazarını da sizler için detaylı bir şekilde inceledik.
Hepimizin yakından yaşadığı üzere kuyumculuk sektörü, en önemli okulları içersinde yer alan küçük atölyelerini kaybetmekte. Gelişen ve değişen üretim teknikleri, tüketim toplumunun dayattığı üretim prosesleri, küçük atölyelerin yavaş yavaş yok olmasını gündemimize getiriyor. Oysa ki, formel eğitim sistemi “mücevher sanatçısı” yetiştirmekten çok uzak. Dolayısıyla; sektör üniversite arasındaki regülasyonu sağlayan ve örgün eğitim alma fırsatını kaçırmış ya da hep uzağında kalmış yeteneklerle sektörü buluşturan atölyeler girmeye başladı. Kendi ekollerini yaratan bu atölyeler, dünya kuyumculuğunun başkenti olmaya aday İstanbul için yeni eğitim ve kariyer fırsatları sunuyor. Ne yazık ki örgün eğitim, kalıpları kırmak ve çeşitliliği arttırma fırsatlarını yaratmıyor.
Geçtiğimiz mayıs ayında İstanbul’da Dünya Mücevherciler Konfederasyonu CİBJO’nun düzenlediği kongre gerek katılımcıları, gerek sunulan bildiriler bakımından sektörel manada ufuk açıcı oldu. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.
Değerli meslektaşlarım, yazımın başında da belirttiğim gibi, finansal kriz ve siyasi hareketlilikle başlayan 2009 yılının daha keyifli bir dönemle ikinci yarısını tamamlamasını ümit ediyor, önümüzdeki ay başlayacak olan ramazan ayının başta tüm İslam dünyası olmak üzere, tüm dünyaya iyilikler getirmesini diliyorum.
|